Türkçe Hepatit
Karaciğer hakkında 10 gerçek
Karaciğer hakkında 10 gerçek PDF
Hepatit B ve C – peki ne olacak?
Test cevabı & kronik hepatit`te olabilecek belirtiler
Hepatit derneğinde
Gönüllü olun
Hepatit hakkında birşeyler öğrenmek istiyorsan
HEPATİT, Uyuşturucu madde
kullananların BİLMESİ gerekenler
Güç kaynağı umut etmekse
Çocuk ve hepatit B
Karaciğer biopsi
Kopenhag belediyesinde ikámet eden eşcinsel erkeklere BEDAVA hepatit B aşısı
Yeni ilaç geliştirildiğinde
Hepatit C hastalarında tedavi/yanetki araştırma/incelemesi
Hepatit nedir?
Tehlikeye maruz özel gruplara, hepatit´e karşı bedava aşılanma.
Hamileler için hepatit B tarama testi
<<<<
Hepatitis Foreningen
 

 
 
Güç kaynağı umut etmekse

Bu kitapcık neler içeriyor

Bu broşürde, hastalardan, yakınlarından, doktorlardan, psikologlardan ve alternatif dünyadan aldığım bilgileri ve kullanılabilecek tavsiyelerin hepsini, burada biraraya topladım. Bu tavsiyelerden birçoğunu kendimde kullandım ve hála kullanmaktayım. Ayrıca ben birçok danışmanlıklar, düşünceler ve kullandığım araçlar sayesinde bu imkanı kendime verdim ve hastalığımla bugünki olduğum yere geldim.

Umut ederim, bu broşür kendine ve hastalığına karşı anlayışını artarır ve getirdiği bu şartlar altında, içerigi zengin ve iyi günler geçirmenede yardımcı olur.

Şüphesiz, kronik hastaysanız fiziksel ve psikolojik problemlerde varolacaktır ve bunlarla savaşmakta vardır. Kronik fiziksel hastalıkta ise, birçok düşüncenin var-olmasındanda kaçınılmaz, buda psikolojik olarak inişler ve çıkışlar yaratmaktadır.

Bu nedenle broşürün içeriğinde, hem fiziksel hemde psikolojik durumlar hakkında tavsiyeler ve yönlendirmelerinde bulunmasına karar verdim. Unutmamalıki,
beden ve ruh birdir ve bir tüm olarak tedavi edilmelidir.

Susan Christensen
Hepatit hattı yöneticisi

 

Artık doktorların yapabileceği
kalmadığında


Doktorların şuan sizin için yapacak hiçbirşeyin kalmadığı ve herhangi yeni bir teklifinde olmadığının mesajını alırsınız.
Yani bu demek, hastalıkla ilgili yeni bir teklif gelene kadar beklemelisin, ancak o zaman yardımcı olabilme imkanı vardır. Bekleme pozisyonunda olsanız bile, verilen bu mesajla sanki nefesiniz kesilmiş gibi oluyorsunuz. Sanki yenilgiyi onlar kabul etmişler gibi değilde, kendin yenilmek üzereymişsin gibi hissediyorsun.

Bazı kişilerde karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanseri geliştirebiliyor.
Zaman gelecek doktorlarda bırakacaklar ve yapılacak başka hiçbirseyin kalmadığını kabullenecekler.
İşte burada en zor görev karşısında kalıyorsun, bu dünyadaki zamanımız artık belirli olacak ve belkide ølecegiz ve biz katılmasakta bu dünya, yine olduğu gibi devam edecek diye düşünüyorsunuz.


Mesaja tepki

İyileşmeyecek bir hastalığın haberini almak, birçoğu kişiyi sarsar. Böylece herşeyin anlamsız ve herşeyin boş olduğu yaşanır. Artık doktorlarında yapacakları hiçbirşeyin kalmadığı, çok kötü ve haksızlık olarak hissedilir. Bu bir insanın duyabileceği en ağır bir mesajdır, o nedenle insanın içinde binlerce düşünce ve duyguların varolma-sıda demektir.

Bu duygu ve düşüncelerin hepsine karşı neler yapılır, nasıl üstesinden gelinir buda tabiki farklıdır. Bazı kişiler çok zor olan bu kriz dönemini, duruma hakim olarak atlatır ve bazılarıda hastalık ve ölüm düşüncesini kafasında yoketmeye çalışır ve artık kaldıramayacağı güne kadar günlük hayatına devam eder.

Birçoğuda bazı dönemlerde düşünce ve duygularını taşıyabilir ama bazende bu düşünceleri hiç kaldıramaz ve bu seferde çaresizlik içinde kalır.

Bu durum günden güne değişir, hatta bazı dönemlerde ise saatten saate değişebilir. Bu tepkileri yakınlarının bile anlaması zordur, o nedenle neler olduğunu onlara açıklaman ve bunun normal bir reaksiyon olduğunu anlatmanda önemlidir.

Senin bu tepkini anlamasalar bile, tepki ve duygularını kabullenmeleri önemlidir.

Öfke ve keder

Öfke ve keder ise çok doğal bir reaksiyondur. Artık yapacak hiç birşeyin kalmaması ve neden ben, öfkesi vardır. Aynı şey üzerinde durulduğunda ise kederin getirdiği reaksiyon, kısa veya uzun sürebilir ve bu bazılarında güçsüzlük ve yenilgi oluşturur.

Bazılarında ise, çevresini etkileyen öfke ve kızgınlık oluşur, buda kısa veya uzun sürebilir. Öyleki, çok basit şeylere bile, birden hemen şiddetli bir tepki gösterilir.

Bu aşama kişinin hem kendisine hem çevresine zor bir dönem yaşatabilir, bu nedenle keyfin değişmesini normal olarak anlamak ve kişinin bunu yaşamasına izin vermekte gayet doğaldır.

Bunların normal bir reaksiyon olduğunu bilmekte çok önemlidir ve bunu dindirmek içinde, herzaman ilaca gerek yoktur. Bu aşamanın ne kadar uzun süreceği ve ne kadar enerji kullanıldığıda değişir. Birçoğu bu öfke ve üzüntüyü değişik dönemlerde yaşa-maktadır –
Mesela kimisi kontrole gideceği zamanlar veya ağrılardan yorgun olduğunda veya ölüm korkusu akla geldiğinde yaşamaktadır.

Üzüntü ve öfke, her ikiside bize hem acı çektiren, hemde bize güç veren doğal bir duygudur, çünki öfkedeki güç sayesinde savaşırız ve üzüntüylede ilerlemek için güç buluruz.


Güçsüzlük ve yenilgi

Biz insanların tanıdığı en kötü şey, güçsüzlük olsa gerek. Güçsüz kalıp hiçbirşey yapamamanın duygusu. Yapılacak hiçbirşeyin olmaması, değiştirilemediğinden herşeyede boşvermenin duygusu.

Buda diğeri gibi, doğal bir süreçtir ve doğal düşüncelerdir. Doktorların ( ardından getirdiği hastalıklar haricinde) verebilecekleri herhangi bir teklif kalmadığı ve artık yapabilecekleri hiçbirşeyin olmadığını öğrenmekle, ben artık yaşlanmayacakmıyım saçlarım beyazlamayacakmı diye, ister istemez içinden bunları düşünmeye başlıyor-sun.
Bazıları bunları öğrenmekle, belirli dönemlerde savaşmayı tamamen bırakıyor ve hayatının karardığını hissediyorlar. İşte burada kendin ve çevrendekiler sana dikkat etmelilerki, deprasyon oluşmasın. Eğer deprasyon geliştirdiysen, yeniden hayata ve kalan zamanına daha aydın bakabilmen için tedavi alman çok önemlidir.
Birçoğu içinde güçsüzlük, geçici olarak sonuçlanıyor. Hastalıkla savaşma isteği ise odak noktası oluyor ve kendileri hastalıkla bir şekilde savaşmaya başlıyorlar ve kontrol altına almayıda başarıyorlar.


Yatalak hasta olma korkusu

Birçoğu insan için ölümün kendisi değilde, yatalak olma korkusu daha ürkütücü geliyor. Geriye kalan son zamanlarını güçsüz bir halde, yardıma muhtaç, ve başka-larına bağımlı olarak ve çok aşırı ağrılarla geçireceklerinin korkusunu taşıyorlar.

Eğer böyle düşünülüyorsa şunu unutmamak lazım, bugün artık ağrıları dindirici tedavilerde çok büyük gelişmeler görülmektedir. Öyleki, ailenle ve sevdiklerinle kalan zamanını, değerli bir ortam içerisinde geçirme imkanına sahipsin.


Ailem hayata nasıl devam edecek

Çok düşünülen diğer bir süreç ise, sevdiklerin ve onlara neler söyleyebileceğin. Korku, sevgi ve kaygı içeren sorular, çocuklarım ve ailem ne olacak. Birde nelere dayanabilirler ve katlanabilirler düşüncesi.

Sevdiklerine karşı çok dikkatli davranmak ve onları elinden geldiği kadar korumak istiyorsun, onlarında acı çekmesini istemiyorsun.

Bu nedenle birçoğu kişi, düşüncelerini ve kaygılarını kendi içerisinde taşımak istiyor ve böyle davranarak ailesi ve yakınları için en doğrusunu yaptıklarını sanıyorlar.
Onları üzmekten korkuyorlar.

Başkalarıda bu duygular üzerinde çalışıyor ve gerçeklerin hem kendileri hemde ailesi için, bir iç huzuru verdiğini görüyorlar, bu şekilde gelecekteki zamanıda daha iyi bir şekilde atlatabiliyorlar.

Korku, huzursuzluk ve ölüm hakkında açık konuşmak, olan bitenleri herkesin daha iyi anlaması için iyi bir imkandır. Bu şekilde bazı olabilecek durumlarda sana ve yakınlarına, birçok şeye yetişebilme imkanıda sağlanmış olacaktır.


Tüm semptomlar (hastalık belirtileri)

Çok görülen birşeyde, kronik hastalıklar ardından peş peşe gelen birçok hastalık belirtileridir, bunların bazıları ise rahatsızlık verici ama bazılarıysa değildir.

Bu semptomlardan bazıları uzun sürer ve devamlıdır, bazıları ise gelir ve gider.
Semptomlar hakkında, herzaman doktorunla konuşman önemlidir, çünki bu
başka bir hastalıkta olabilir.

Her defasında hasta karaciğerinle ilgili birşey olabilir diye düşünmemelisin, karaci-ğerinle alákalımı değilmi, bunu herzaman doktoruna sormalısın.


Umudu kaybetmemek

Bazı dönemlerde umudu korumak zor olabilir, gün olur aydınlık göremezsin ve her-şey zor gelir, ama buda çok normaldir.

Unutmaki sağlıklı insanlarında geçirdikleri zor günler vardır.

Ağır ve gri hissedilen günlerde, asla teslim olmamalısın.

Mesela ogün için kendine bir istekte bulun, yapacağın şey herneysede çok büyük ol-ması gerekmez, mesela aileden birini yada bir arkadaşını aramak olabilir, ağrılarına rağmen, kısa bir geziyede çıkabilirsin.

Unutmaki evin içinde bile bir gezinti yapsan, o gün birşey yapmış olacaksın ve buda çok güzel bir şeydir.
Belkide baş ağrıların olmasına rağmen, tv izlemek yada bir kitap açıp birkaç sayfa okumakta olabilir.

Bunları yazdıktan sonra biliyorumki, bu tür şeyler yazmak ve iyi fikirler vermek kolaydır ama bunları gerçeklestirebilmek tabiki o kadarda kolay olmayacaktır.

Ama gerçek su, eğer bu tekniği uygulamaya alır ve hükmedebilirsen, her defasında herşeyin daha kolaylaştığını farkedeceksin.


Güzel şeyler düşün

Kronik bir hasta olarak kontrol için çok zaman kullanıyorsun, yeni test sonuçları almak yada aynı şeyleri beklemekle geçiyorsun zamanını.
Bazıları için bu çok yıpratıcı olurken, bazılarıda bunu hayatının bir parçası olarak kabulleniyor ve aldırmayabiliyorlar.

Bu duruma hakim olmanın bir metodu ise, kendine olumlu olmayı öğretmekle olur, bu illaki etrafta dolaşıpta daima neşeli görünmen demek değildir, ama olumlu düşü-nerek kendi bilincinle bazı şeyleri değiştirmekte senin elindedir.

Biz insanlar zaten yeri geldiğinde, kendimizi yargılamada en kötü hakim oluruz. Biz kendi yapamadıklarımızı veya iyi olmadığımız şeyleri, ön plana almaya eğilimliyiz ondandır.

O nedenle kendine bir hedef koymalısın, yapabildiklerinle yada yetiştirdiklerinle kendine iltifatlar etmelisin, unutmaki kendini sevebilecek en yakın kişi, yine sensin.

Kendi kendine yada kendi hakkında olumlu şeyler söyleyebilmen için, sakin bir ortam bulup, günde beş ile on dakikanı kendine ayırmalısın.

Bir zaman sonra, günlük hayatında bunun sana ne kadar güç ve savaşma gücü verdiğini farkedeceksin ve otomatik olarak hayata daha aydın bakacaksın.
Bunların hepsi ilk başta garip duyulabilir ama şöyle bir düşün, yıllarca kendini eleştirdin ve hiç düşünmedin bunları, o zaman şimdi neden kendine iltifatlar yağdırmayasınki.


Hayır diyebilmek

Bir hasta olarak, hayır diyebilmek birçoğuna çok zor gelebilir, çoğu kez iyi davran-mak için diyemiyorsun yada aslında birçok şeye katılmak istiyorsunda, keşke gücüm olsada katılsam diyorsun.
Bu nedenle öyle bir durumlar içerisine giriyorsunki, herşey sana fazla gelmeye başlı-yor. Gücünün olup olmadığını dikkate alırsan o zaman bu yenilgilerden kaçınabilir-sin .Yeterki o an cesaretli ol.

Hepimizin bildiği birşey, mesela bizi ziyarete gelmek isteyenler var ama bizim buna gücümüzün olmaması. Burada sağlıklı yada hasta kişilerin herzaman eğilimli oldugu bir söz vardır ve ”evet, tabiki gelsene“ denir. Ama şunuda itiraf etmeliyiz, buda çoğu zaman düşünmeden verdiğimiz bir karardır.
Dışarı davet edilme durumlarınıda biliyoruz, aslında hiç gidesin yoktur, ama yinede evet dersin. Uzun zamandır görüşmüyor olabilirsin, yada sürekli hayır demek olmaz diye düşünürsün, ama aslına bakarsan kendinde istiyorsundur bunu.
Bu çıkışın aslında iyi geçmesi gerekirken, çok yorucu olarakta sonuçlanabilir. Bu bazıları için çok zor geçebilir ve iyi bir gün geçirme yerine çok kötüde olabilir.

Hayır demek bir iflas yada bir yenilgi sayılmaz, tam tersine bunu yapabilmekle asıl gücünü göstermiş olmandır.
Herhangi bir şeye katılmak için hayır demen, kendini dışlamış olman anlamına gel-mez, tam aksine kendine uygun gördüğün şartlar içerisinde, bu imkanı sağlaman daha iyidir.
Kendine uygun şartlar içerisinde katılmalısın, öyleki hem kendin hemde birlikte olduğun kişiler için, bu daha iyi olacaktır.


Cesaretli olmak

Bazı zamanlarda ya tamamen kendi içine kapanıyor ve hayattan uzaklaşıyorsun yada kendine sınırlamalar koymayı unutuyorsun, çünki hasta olduğun için ve sınırlamala-rının olduğunu kabul edemiyorsun.

Neler yapıp yapamayacağına dair, kendine sınırlamalar koyma cesaretini göstermen çok önemlidir. Yoksa peş peşe yenilgilerle karşılaşabilirsin ve bunuda çok sık yaşar-sın.
Birçok yenilgi yaşamakla, yaşama istegide azalabilir, oysa kronik bir hasta olarak yaşama isteği ise insanın varolan en büyük güç kaynağıdır.

Kendine o cesareti veripte: ” benim sınırlarım buraya kadar” diyebilmek çok zordur. Ama bunu öğrenirsen, yeni bir güce sahip olduğunu ve böylece birçok alanda, hayatı-nın dengeli bir şekilde olacağı ve kolaylaşacağınıda göreceksin.


Birşeylere inanmak

Bazı insanlar hiçbirşeye inanmazken, bazılarıda inanır. Buda Tanrı, taş, Buddha, al-ternatif şeyler veya sevgi vs. olabilir.
İnancı olan birçok insan, kronik hasta olmanın baskılarından ve doktorların yapacağı kalmadığından, kendini inançlarıyla daha güvende hissetmektedir ve daha güçlü olarakta yaşamaktadırlar.


Kendine bazı hedefler koymalısın

Kronik hasta olarak, kendine bazı hedefler koyman zor olabilir. Birçoğu korktuğun-dan bunu yapamaz ve kimide istemez, nedeniyse nasıl olsa olmayacak yada nasıl olsa gerçekleşmeyecek diye düşündüklerindendir.

Hedef ve isteklerin olması, hem ruhsal hemde sağlık açısından çok önemlidir. Tüm araştırmalara bakıldığında, hedefi olan ve bunu gerçekleştirmek için pes etmeyen insanların daha çok yaşadıkları görülmektedir. Yalnız çok büyük ve gerçek olmaya-cak hedeflerde olmamalı bunlar.

Mesela hedefin haftanın bir günü yürüyerek geziye çıkmak veya gitmek istediğin seyahetler olabilir. Yada çocuklarının evlendiğini ve torunlarını görmek için yaşamak ve bunları görmekte olabilir.

Birçok küçük hedeflerlede başlayabilirsin, çünki küçümsediğin bu hedefler bile dağları yerinden oynatabilir, dağları yerinden oynatamıyorsan tepelerden başlaya-bilirsin.
Geleceği görebilmek o kadar çok önemlidirki, insanı hayatta tutabilir. Hedefin ve planların olduğu sürece, zaten daha çok yaşamak ve savaşmakta istersin.


Besin

Yağsız ve değişik türde besinlerden oluşan yemeğin, ne kadar önemli olduğunu bir-çok araştırmalar göstermektedir.
Aldığınız besinin yağsız olması, yağlı et türleri yemeyin anlamına gelmez, yalnız bunları çok sık yememelisiniz.

Değişik türde besinler alman önemlidir, birçok sebze, kepekli ekmek, et olarakta tavuk ve hindi´de iyidir. Rahatlıkla birçok balıkta yiyebilirsin, besinin içermesi gereken kepek ve vitaminlerde çok önemlidir, hasta karaciğer bunları kolaylıkla kabul edemediğinden bunlar gereklidir. Sağlıklı bir şekilde beslenmede, enerjinin arttığını ve daha fazla gücünün olduğunuda göreceksin.

Günde birçok kez, sık sık yemek yenilmesi önemlidir. Günde beş ile altı öğün yemek yenmesi gerekiyor. Üç ana yemek ve bazı aralıklarla ufak atıştırmalar, buda biraz meyve yada sebze olabilir, bunlardan çok fazla yemek gerekmez, yalnız tüm gün sistemin iyi çalışması için bu önemlidir.


Hareket

Birçoğunda kas/eklem ağrıları başlayabilir, bu nedenle tüm vücudun yorgun ve ağır olduğu hissedilir. Nedeniyse, kişinin fazla aktif olamaması ve fazla hareket etmeme-sindendir. Bu nedenle kötü bir daire içerisine girilmekte ve ağrılar ve yorgunlukta artmış olmaktadır.

Tecrübelerden dolayı baktığımızda, aktif olmamakla ve fazla hareket etmemekle, fiziksel durumda daha kötüye gitmektedir.

Kas ve eklem ağrılarının çoğaldığının nedenine baktığımızda ise, kasların kullanılma-dığından ve hareketsizlikten olduğunu görmekteyiz. Şunuda hemen belirtelim, ağır ve saatlerce hareketten bahsetmiyoruz, sadece sağlıklı bir yaşam tarzından ve hergün hareket etmenin önemlerinden.

Hareket etmeyen ve öylece sakin duran kaslar, gittikçe güçsüzleşir ve daha kötüleşir. Zor gelse bile hareket etmek çok önemlidir. Bazıları ağrılarına rağmen, buna karşı savaşmayı öğreniyor ve günde birkaç kere yürüyüş yapıyor.

Burada uzun hareket gezisinden bahsetmiyoruz, sadece kısa bir yürüyüşten bahsetti-ğimizide hatırlatalım. Bazı kişiler, evde hergün yapabilecekleri hareket programını kendisi hazırlamakta, bazılarıda yüzmeye gitmekte. Hangi birisini seçim yaptığın hiç farketmez, yeterki vücut hareket etsin.


Yaşamayıda hatırla

Sana verilebilecek en önemli mesaj ise hiç birzaman pes etme, hayata katıl ve yaşa-mayıda unutma, bu dünyada varolman ve güç kaynağında senin umutlu olarak katılma yeteneğindir.

Hatırlaman gereken birşey daha var, artık doktorların şimdilik yapacak hiçbirşeyi olmayabilir ama bugünki araştırmalara bakıldığında, bilim alanında çok büyük geliş-meler görülmektedir ve böylece bu yeniliklerin sanada yardımı olacağıda imkansız değildir.

Bilinen şudur, sağ kalmak için ruhende savaşmaya hazır olmalısın, savaştıkcada yaşama gücün artar ve kendini hayatta tutarsın.

Yaşamayı hatırlamalısın ve bunu yaparkende, kendi hayatın için savaştığını ve hayatını uzatma şansını yükselttiğinide unutmamalısın.

Alternatif tedavi

Kronik bir hasta olarak, bu kurulu sistem tarafından terkedilme düşünceside kaçınıl-maz oluyor ve içerisinde olduğun bu mutsuz durumdan nasıl çıkılır diyede imkanlar arıyorsun.

Alternatif tedavi karşıtı olmadığımı burada belirtmeliyim, aynı pozitif düşünceler gibi bununda birçok tekniğini kendimde kullanmaktayım.

Hayran kaldığım ve hemde ilgilendiğim bu alternatif dünyası ise malesef tuzaklarla ve sözlerle dolu, hasta ve arayış içinde olan insanlara karşı bu yapılmamalı, çünki aslı olmayan bir umut ve boş bir cüzdanla bırakılarak sonuçlandığınıda kabullenmeliyim.

Ayrıca satın alınan doğal ürünlerin bazıları, sağlıklı insanlarda belki olumlu sonuçlar verebilir ve karaciğerini güçlendirir yada daha fazla enerji verebilir, ama bu kronik bir hasta için aynı sonucu vermeyebilir.

O nedenle eğer bu piyasa içerisine girmeyi düşünüyorsan, neler kullanacağına dikkat etmelisin ve bu ürünü senin hastalığın kaldırabilecekmi, bunada emin olmalısın.

Herhangi bir doğal ilaç yada başka bitkisel bir ürün kullanıyorsan, seni tedavi eden doktoruna neler aldığını herzaman bildirmelisin, çünki bu hastalığınla ilgili karışık-lıklar çıkarabilir.

Hayata bakış açışı olarak düşündüğümüzde, alternatif dünyasında varolan birçok tefliflerin bazılarından faydalanıldığıda şüphesiz. Mesela savaşmada ilerlemek için sevgi dolu iyi enerjiler almak yada iyi bir masaj Vedalaşmaya hazırlanmak yaptırmak, sıhhat açısından vucüt ve ruh içinde faydalıdır.




Kronik bir hasta olarak yaşamak ve doktorlar tarafından terkedilmek, iki uçlu keskin bir kılıç gibidir.
Çünki burada verilen savaş, elinden geldiği kadar pozitif düşünmektir. Herşeyi yapmak ve hayatta kalma savaşında mücadele vermek, karşı öleceğininde bilincinde olma arasında birşeydir. Birçoğu insan ölmekten korkar, ölümle uğraştıklarındaysa sanki ölümü harekete geçirdiklerini düşünürler.

Şunuda hemen belirtelim, kendi ölümünle ilgili uğrasmak ve bununla ilgili hazırlıklarını yapmak, ölümü çağırmak yada harekete geçirmek demek degildir.
Kendi cenazeni kendin düzenlemende huzur verir, ayrıca bu büyük üzüntü ortasında sevdiklerinede yardımcı olmuş olursun.
 

Mucizeler satın alınmaz
bu bizlere verilir


Pratik bölüm

Zaman geldiğinde sevdiklerin senle son kez vedalaştıklarında, bu çok zor görev karşısında kalacaklar ve ayrıca onlara düşen ve yapılması gereken birçok pratik işler, birçok doldurulması gereken kağıtlarda olacak. Aynı zamanda kendileri ve senin için bir vedalaşma hazırlayacaklar. Şüphesiz, işlerini kolaylaştırmak için sen onlara yardımcı olacaksınki, bu hem senin hemde diğerlerinin ruhuyla hazırlanmış olsun.

Eğer ölümle ilgili konuşmaların zor olduğu bir aileyseniz, o zaman son isteklerinin yerine getirilmesi için, aileden güvenebilecek birisine açılmalısın yada bir mektup yazarak bunu sevdiklerine iletebilirsin.

Bu konuda açık konuşulan bir aileyseniz, o zaman aile ve arkadaşlarınla açık açık herşeyi konuşabilirsin. Hangi çicekleri sevdiğini, hangi renklerden hoşlandığını,
seni uğurlarken hangi şarkılar söylenmeli gibi. Kendin için ve geride bıraktıklarına güzel bir son veda istediğinide söyleyebilirsin.

Bazılarıda son veda olarak, ufak bir albüm yapıyorlar, başkaları ise herkes için son sözlerini yazıyor, üzüntüye rağmen cenazede bunun okuması içinde bu zor görevi birine veriyor.

Karardan sonra

Bu kararı almış olanlar, bunun ilk başlarda konuşmasının bile ne kadar zor olduğunu biliyorlar, evet hatta bazılarına ise ilk başlarda aniden olmuş birşeymiş gibi geliyor.

Ama hepimiz için geçerli olan iç huzuru bulmamızdır, çünki biliyoruzki sevdiklerimi-zin hayatındaki bu zor anda, elimizden geleni birlikte yaptık ve herşeyin problemsiz geçmesini birlikte sağlamış olduk.

Son vakitlerimiz bile olsa, hayatta sevdiğimiz insanlara sevgi ve saygımızı gösterdiği-mizi biliyoruz.

Bu zor geçen seçimlerden sonra, yeniden bir huzur buluyoruz ve hayata bakışımız daha genişliyor. Bundan sonrada savaşmaya devam ediyoruz ve hayatın devam ettiğine ve aynı zamanda bizim vaktimizinde henüz gelmediğine inanıyoruz.
Bazıları içinde güzel şarkılar, güzel çicekler ve hatıralar bir gerçek olarak kalıyor.

 

sevgiyle çok
yol alınır


Kimileri şimdi birer anı oldu diğerleriyse hála buradalar

Mucizeler satın alınmaz bu bizlere verilir


Vesterbrogade 43,1
1620 København V
Tlf. 43 62 88 21

Hepatit Derneği

e-mail:hf@hepatitisforeningen.dk
www.hepatitisforeningen.dk