Güç kaynağı umut etmekseBu kitapcık neler içeriyor
Bu broşürde, hastalardan, yakınlarından, doktorlardan, psikologlardan ve
alternatif dünyadan aldığım bilgileri ve kullanılabilecek tavsiyelerin hepsini,
burada biraraya topladım. Bu tavsiyelerden birçoğunu kendimde kullandım ve hála
kullanmaktayım. Ayrıca ben birçok danışmanlıklar, düşünceler ve kullandığım
araçlar sayesinde bu imkanı kendime verdim ve hastalığımla bugünki olduğum yere
geldim.
Umut ederim, bu broşür kendine ve hastalığına karşı anlayışını artarır ve
getirdiği bu şartlar altında, içerigi zengin ve iyi günler geçirmenede yardımcı
olur.
Şüphesiz, kronik hastaysanız fiziksel ve psikolojik problemlerde varolacaktır ve
bunlarla savaşmakta vardır. Kronik fiziksel hastalıkta ise, birçok düşüncenin
var-olmasındanda kaçınılmaz, buda psikolojik olarak inişler ve çıkışlar
yaratmaktadır.
Bu nedenle broşürün içeriğinde, hem fiziksel hemde psikolojik durumlar hakkında
tavsiyeler ve yönlendirmelerinde bulunmasına karar verdim. Unutmamalıki,
beden ve ruh birdir ve bir tüm olarak tedavi edilmelidir.
Susan Christensen
Hepatit hattı yöneticisi
Artık doktorların yapabileceği
kalmadığında
Doktorların şuan sizin için yapacak hiçbirşeyin kalmadığı ve herhangi yeni bir
teklifinde olmadığının mesajını alırsınız.
Yani bu demek, hastalıkla ilgili yeni bir teklif gelene kadar beklemelisin,
ancak o zaman yardımcı olabilme imkanı vardır. Bekleme pozisyonunda olsanız
bile, verilen bu mesajla sanki nefesiniz kesilmiş gibi oluyorsunuz. Sanki
yenilgiyi onlar kabul etmişler gibi değilde, kendin yenilmek üzereymişsin gibi
hissediyorsun.
Bazı kişilerde karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanseri
geliştirebiliyor.
Zaman gelecek doktorlarda bırakacaklar ve yapılacak başka hiçbirseyin
kalmadığını kabullenecekler.
İşte burada en zor görev karşısında kalıyorsun, bu dünyadaki zamanımız artık
belirli olacak ve belkide ølecegiz ve biz katılmasakta bu dünya, yine olduğu
gibi devam edecek diye düşünüyorsunuz.
Mesaja tepki
İyileşmeyecek bir hastalığın haberini almak, birçoğu kişiyi sarsar. Böylece
herşeyin anlamsız ve herşeyin boş olduğu yaşanır. Artık doktorlarında
yapacakları hiçbirşeyin kalmadığı, çok kötü ve haksızlık olarak hissedilir. Bu
bir insanın duyabileceği en ağır bir mesajdır, o nedenle insanın içinde binlerce
düşünce ve duyguların varolma-sıda demektir.
Bu duygu ve düşüncelerin hepsine karşı neler yapılır, nasıl üstesinden gelinir
buda tabiki farklıdır. Bazı kişiler çok zor olan bu kriz dönemini, duruma hakim
olarak atlatır ve bazılarıda hastalık ve ölüm düşüncesini kafasında yoketmeye
çalışır ve artık kaldıramayacağı güne kadar günlük hayatına devam eder.
Birçoğuda bazı dönemlerde düşünce ve duygularını taşıyabilir ama bazende bu
düşünceleri hiç kaldıramaz ve bu seferde çaresizlik içinde kalır.
Bu durum günden güne değişir, hatta bazı dönemlerde ise saatten saate
değişebilir. Bu tepkileri yakınlarının bile anlaması zordur, o nedenle neler
olduğunu onlara açıklaman ve bunun normal bir reaksiyon olduğunu anlatmanda
önemlidir.
Senin bu tepkini anlamasalar bile, tepki ve duygularını kabullenmeleri önemlidir.
Öfke ve keder
Öfke ve keder ise çok doğal bir reaksiyondur. Artık yapacak hiç birşeyin
kalmaması ve neden ben, öfkesi vardır. Aynı şey üzerinde durulduğunda ise
kederin getirdiği reaksiyon, kısa veya uzun sürebilir ve bu bazılarında
güçsüzlük ve yenilgi oluşturur.
Bazılarında ise, çevresini etkileyen öfke ve kızgınlık oluşur, buda kısa veya
uzun sürebilir. Öyleki, çok basit şeylere bile, birden hemen şiddetli bir tepki
gösterilir.
Bu aşama kişinin hem kendisine hem çevresine zor bir dönem yaşatabilir, bu
nedenle keyfin değişmesini normal olarak anlamak ve kişinin bunu yaşamasına izin
vermekte gayet doğaldır.
Bunların normal bir reaksiyon olduğunu bilmekte çok önemlidir ve bunu dindirmek
içinde, herzaman ilaca gerek yoktur. Bu aşamanın ne kadar uzun süreceği ve ne
kadar enerji kullanıldığıda değişir. Birçoğu bu öfke ve üzüntüyü değişik
dönemlerde yaşa-maktadır –
Mesela kimisi kontrole gideceği zamanlar veya ağrılardan yorgun olduğunda veya
ölüm korkusu akla geldiğinde yaşamaktadır.
Üzüntü ve öfke, her ikiside bize hem acı çektiren, hemde bize güç veren doğal
bir duygudur, çünki öfkedeki güç sayesinde savaşırız ve üzüntüylede ilerlemek
için güç buluruz.
Güçsüzlük ve yenilgi
Biz insanların tanıdığı en kötü şey, güçsüzlük olsa gerek. Güçsüz kalıp
hiçbirşey yapamamanın duygusu. Yapılacak hiçbirşeyin olmaması,
değiştirilemediğinden herşeyede boşvermenin duygusu.
Buda diğeri gibi, doğal bir süreçtir ve doğal düşüncelerdir. Doktorların (
ardından getirdiği hastalıklar haricinde) verebilecekleri herhangi bir teklif
kalmadığı ve artık yapabilecekleri hiçbirşeyin olmadığını öğrenmekle, ben artık
yaşlanmayacakmıyım saçlarım beyazlamayacakmı diye, ister istemez içinden bunları
düşünmeye başlıyor-sun.
Bazıları bunları öğrenmekle, belirli dönemlerde savaşmayı tamamen bırakıyor ve
hayatının karardığını hissediyorlar. İşte burada kendin ve çevrendekiler sana
dikkat etmelilerki, deprasyon oluşmasın. Eğer deprasyon geliştirdiysen, yeniden
hayata ve kalan zamanına daha aydın bakabilmen için tedavi alman çok önemlidir.
Birçoğu içinde güçsüzlük, geçici olarak sonuçlanıyor. Hastalıkla savaşma isteği
ise odak noktası oluyor ve kendileri hastalıkla bir şekilde savaşmaya
başlıyorlar ve kontrol altına almayıda başarıyorlar.
Yatalak hasta olma korkusu
Birçoğu insan için ölümün kendisi değilde, yatalak olma korkusu daha ürkütücü
geliyor. Geriye kalan son zamanlarını güçsüz bir halde, yardıma muhtaç, ve
başka-larına bağımlı olarak ve çok aşırı ağrılarla geçireceklerinin korkusunu
taşıyorlar.
Eğer böyle düşünülüyorsa şunu unutmamak lazım, bugün artık ağrıları dindirici
tedavilerde çok büyük gelişmeler görülmektedir. Öyleki, ailenle ve sevdiklerinle
kalan zamanını, değerli bir ortam içerisinde geçirme imkanına sahipsin.
Ailem hayata nasıl devam edecek
Çok düşünülen diğer bir süreç ise, sevdiklerin ve onlara neler söyleyebileceğin.
Korku, sevgi ve kaygı içeren sorular, çocuklarım ve ailem ne olacak. Birde
nelere dayanabilirler ve katlanabilirler düşüncesi.
Sevdiklerine karşı çok dikkatli davranmak ve onları elinden geldiği kadar
korumak istiyorsun, onlarında acı çekmesini istemiyorsun.
Bu nedenle birçoğu kişi, düşüncelerini ve kaygılarını kendi içerisinde taşımak
istiyor ve böyle davranarak ailesi ve yakınları için en doğrusunu yaptıklarını
sanıyorlar.
Onları üzmekten korkuyorlar.
Başkalarıda bu duygular üzerinde çalışıyor ve gerçeklerin hem kendileri hemde
ailesi için, bir iç huzuru verdiğini görüyorlar, bu şekilde gelecekteki zamanıda
daha iyi bir şekilde atlatabiliyorlar.
Korku, huzursuzluk ve ölüm hakkında açık konuşmak, olan bitenleri herkesin daha
iyi anlaması için iyi bir imkandır. Bu şekilde bazı olabilecek durumlarda sana
ve yakınlarına, birçok şeye yetişebilme imkanıda sağlanmış olacaktır.
Tüm semptomlar (hastalık belirtileri)
Çok görülen birşeyde, kronik hastalıklar ardından peş peşe gelen birçok hastalık
belirtileridir, bunların bazıları ise rahatsızlık verici ama bazılarıysa
değildir.
Bu semptomlardan bazıları uzun sürer ve devamlıdır, bazıları ise gelir ve gider.
Semptomlar hakkında, herzaman doktorunla konuşman önemlidir, çünki bu
başka bir hastalıkta olabilir.
Her defasında hasta karaciğerinle ilgili birşey olabilir diye düşünmemelisin,
karaci-ğerinle alákalımı değilmi, bunu herzaman doktoruna sormalısın.
Umudu kaybetmemek
Bazı dönemlerde umudu korumak zor olabilir, gün olur aydınlık göremezsin ve
her-şey zor gelir, ama buda çok normaldir.
Unutmaki sağlıklı insanlarında geçirdikleri zor günler vardır.
Ağır ve gri hissedilen günlerde, asla teslim olmamalısın.
Mesela ogün için kendine bir istekte bulun, yapacağın şey herneysede çok büyük
ol-ması gerekmez, mesela aileden birini yada bir arkadaşını aramak olabilir,
ağrılarına rağmen, kısa bir geziyede çıkabilirsin.
Unutmaki evin içinde bile bir gezinti yapsan, o gün birşey yapmış olacaksın ve
buda çok güzel bir şeydir.
Belkide baş ağrıların olmasına rağmen, tv izlemek yada bir kitap açıp birkaç
sayfa okumakta olabilir.
Bunları yazdıktan sonra biliyorumki, bu tür şeyler yazmak ve iyi fikirler vermek
kolaydır ama bunları gerçeklestirebilmek tabiki o kadarda kolay olmayacaktır.
Ama gerçek su, eğer bu tekniği uygulamaya alır ve hükmedebilirsen, her defasında
herşeyin daha kolaylaştığını farkedeceksin.
Güzel şeyler düşün
Kronik bir hasta olarak kontrol için çok zaman kullanıyorsun, yeni test
sonuçları almak yada aynı şeyleri beklemekle geçiyorsun zamanını.
Bazıları için bu çok yıpratıcı olurken, bazılarıda bunu hayatının bir parçası
olarak kabulleniyor ve aldırmayabiliyorlar.
Bu duruma hakim olmanın bir metodu ise, kendine olumlu olmayı öğretmekle olur,
bu illaki etrafta dolaşıpta daima neşeli görünmen demek değildir, ama olumlu
düşü-nerek kendi bilincinle bazı şeyleri değiştirmekte senin elindedir.
Biz insanlar zaten yeri geldiğinde, kendimizi yargılamada en kötü hakim oluruz.
Biz kendi yapamadıklarımızı veya iyi olmadığımız şeyleri, ön plana almaya
eğilimliyiz ondandır.
O nedenle kendine bir hedef koymalısın, yapabildiklerinle yada
yetiştirdiklerinle kendine iltifatlar etmelisin, unutmaki kendini sevebilecek en
yakın kişi, yine sensin.
Kendi kendine yada kendi hakkında olumlu şeyler söyleyebilmen için, sakin bir
ortam bulup, günde beş ile on dakikanı kendine ayırmalısın.
Bir zaman sonra, günlük hayatında bunun sana ne kadar güç ve savaşma gücü
verdiğini farkedeceksin ve otomatik olarak hayata daha aydın bakacaksın.
Bunların hepsi ilk başta garip duyulabilir ama şöyle bir düşün, yıllarca kendini
eleştirdin ve hiç düşünmedin bunları, o zaman şimdi neden kendine iltifatlar
yağdırmayasınki.
Hayır diyebilmek
Bir hasta olarak, hayır diyebilmek birçoğuna çok zor gelebilir, çoğu kez iyi
davran-mak için diyemiyorsun yada aslında birçok şeye katılmak istiyorsunda,
keşke gücüm olsada katılsam diyorsun.
Bu nedenle öyle bir durumlar içerisine giriyorsunki, herşey sana fazla gelmeye
başlı-yor. Gücünün olup olmadığını dikkate alırsan o zaman bu yenilgilerden
kaçınabilir-sin .Yeterki o an cesaretli ol.
Hepimizin bildiği birşey, mesela bizi ziyarete gelmek isteyenler var ama bizim
buna gücümüzün olmaması. Burada sağlıklı yada hasta kişilerin herzaman eğilimli
oldugu bir söz vardır ve ”evet, tabiki gelsene“ denir. Ama şunuda itiraf
etmeliyiz, buda çoğu zaman düşünmeden verdiğimiz bir karardır.
Dışarı davet edilme durumlarınıda biliyoruz, aslında hiç gidesin yoktur, ama
yinede evet dersin. Uzun zamandır görüşmüyor olabilirsin, yada sürekli hayır
demek olmaz diye düşünürsün, ama aslına bakarsan kendinde istiyorsundur bunu.
Bu çıkışın aslında iyi geçmesi gerekirken, çok yorucu olarakta sonuçlanabilir.
Bu bazıları için çok zor geçebilir ve iyi bir gün geçirme yerine çok kötüde
olabilir.
Hayır demek bir iflas yada bir yenilgi sayılmaz, tam tersine bunu yapabilmekle
asıl gücünü göstermiş olmandır.
Herhangi bir şeye katılmak için hayır demen, kendini dışlamış olman anlamına
gel-mez, tam aksine kendine uygun gördüğün şartlar içerisinde, bu imkanı
sağlaman daha iyidir.
Kendine uygun şartlar içerisinde katılmalısın, öyleki hem kendin hemde birlikte
olduğun kişiler için, bu daha iyi olacaktır.
Cesaretli olmak
Bazı zamanlarda ya tamamen kendi içine kapanıyor ve hayattan uzaklaşıyorsun yada
kendine sınırlamalar koymayı unutuyorsun, çünki hasta olduğun için ve
sınırlamala-rının olduğunu kabul edemiyorsun.
Neler yapıp yapamayacağına dair, kendine sınırlamalar koyma cesaretini göstermen
çok önemlidir. Yoksa peş peşe yenilgilerle karşılaşabilirsin ve bunuda çok sık
yaşar-sın.
Birçok yenilgi yaşamakla, yaşama istegide azalabilir, oysa kronik bir hasta
olarak yaşama isteği ise insanın varolan en büyük güç kaynağıdır.
Kendine o cesareti veripte: ” benim sınırlarım buraya kadar” diyebilmek çok
zordur. Ama bunu öğrenirsen, yeni bir güce sahip olduğunu ve böylece birçok
alanda, hayatı-nın dengeli bir şekilde olacağı ve kolaylaşacağınıda göreceksin.
Birşeylere inanmak
Bazı insanlar hiçbirşeye inanmazken, bazılarıda inanır. Buda Tanrı, taş, Buddha,
al-ternatif şeyler veya sevgi vs. olabilir.
İnancı olan birçok insan, kronik hasta olmanın baskılarından ve doktorların
yapacağı kalmadığından, kendini inançlarıyla daha güvende hissetmektedir ve daha
güçlü olarakta yaşamaktadırlar.
Kendine bazı hedefler koymalısın
Kronik hasta olarak, kendine bazı hedefler koyman zor olabilir. Birçoğu
korktuğun-dan bunu yapamaz ve kimide istemez, nedeniyse nasıl olsa olmayacak
yada nasıl olsa gerçekleşmeyecek diye düşündüklerindendir.
Hedef ve isteklerin olması, hem ruhsal hemde sağlık açısından çok önemlidir. Tüm
araştırmalara bakıldığında, hedefi olan ve bunu gerçekleştirmek için pes etmeyen
insanların daha çok yaşadıkları görülmektedir. Yalnız çok büyük ve gerçek
olmaya-cak hedeflerde olmamalı bunlar.
Mesela hedefin haftanın bir günü yürüyerek geziye çıkmak veya gitmek istediğin
seyahetler olabilir. Yada çocuklarının evlendiğini ve torunlarını görmek için
yaşamak ve bunları görmekte olabilir.
Birçok küçük hedeflerlede başlayabilirsin, çünki küçümsediğin bu hedefler bile
dağları yerinden oynatabilir, dağları yerinden oynatamıyorsan tepelerden
başlaya-bilirsin.
Geleceği görebilmek o kadar çok önemlidirki, insanı hayatta tutabilir. Hedefin
ve planların olduğu sürece, zaten daha çok yaşamak ve savaşmakta istersin.
Besin
Yağsız ve değişik türde besinlerden oluşan yemeğin, ne kadar önemli olduğunu
bir-çok araştırmalar göstermektedir.
Aldığınız besinin yağsız olması, yağlı et türleri yemeyin anlamına gelmez,
yalnız bunları çok sık yememelisiniz.
Değişik türde besinler alman önemlidir, birçok sebze, kepekli ekmek, et olarakta
tavuk ve hindi´de iyidir. Rahatlıkla birçok balıkta yiyebilirsin, besinin
içermesi gereken kepek ve vitaminlerde çok önemlidir, hasta karaciğer bunları
kolaylıkla kabul edemediğinden bunlar gereklidir. Sağlıklı bir şekilde
beslenmede, enerjinin arttığını ve daha fazla gücünün olduğunuda göreceksin.
Günde birçok kez, sık sık yemek yenilmesi önemlidir. Günde beş ile altı öğün
yemek yenmesi gerekiyor. Üç ana yemek ve bazı aralıklarla ufak atıştırmalar,
buda biraz meyve yada sebze olabilir, bunlardan çok fazla yemek gerekmez, yalnız
tüm gün sistemin iyi çalışması için bu önemlidir.
Hareket
Birçoğunda kas/eklem ağrıları başlayabilir, bu nedenle tüm vücudun yorgun ve
ağır olduğu hissedilir. Nedeniyse, kişinin fazla aktif olamaması ve fazla
hareket etmeme-sindendir. Bu nedenle kötü bir daire içerisine girilmekte ve
ağrılar ve yorgunlukta artmış olmaktadır.
Tecrübelerden dolayı baktığımızda, aktif olmamakla ve fazla hareket etmemekle,
fiziksel durumda daha kötüye gitmektedir.
Kas ve eklem ağrılarının çoğaldığının nedenine baktığımızda ise, kasların
kullanılma-dığından ve hareketsizlikten olduğunu görmekteyiz. Şunuda hemen
belirtelim, ağır ve saatlerce hareketten bahsetmiyoruz, sadece sağlıklı bir
yaşam tarzından ve hergün hareket etmenin önemlerinden.
Hareket etmeyen ve öylece sakin duran kaslar, gittikçe güçsüzleşir ve daha
kötüleşir. Zor gelse bile hareket etmek çok önemlidir. Bazıları ağrılarına
rağmen, buna karşı savaşmayı öğreniyor ve günde birkaç kere yürüyüş yapıyor.
Burada uzun hareket gezisinden bahsetmiyoruz, sadece kısa bir yürüyüşten
bahsetti-ğimizide hatırlatalım. Bazı kişiler, evde hergün yapabilecekleri
hareket programını kendisi hazırlamakta, bazılarıda yüzmeye gitmekte. Hangi
birisini seçim yaptığın hiç farketmez, yeterki vücut hareket etsin.
Yaşamayıda hatırla
Sana verilebilecek en önemli mesaj ise hiç birzaman pes etme, hayata katıl ve
yaşa-mayıda unutma, bu dünyada varolman ve güç kaynağında senin umutlu olarak
katılma yeteneğindir.
Hatırlaman gereken birşey daha var, artık doktorların şimdilik yapacak
hiçbirşeyi olmayabilir ama bugünki araştırmalara bakıldığında, bilim alanında
çok büyük geliş-meler görülmektedir ve böylece bu yeniliklerin sanada yardımı
olacağıda imkansız değildir.
Bilinen şudur, sağ kalmak için ruhende savaşmaya hazır olmalısın, savaştıkcada
yaşama gücün artar ve kendini hayatta tutarsın.
Yaşamayı hatırlamalısın ve bunu yaparkende, kendi hayatın için savaştığını ve
hayatını uzatma şansını yükselttiğinide unutmamalısın.
Alternatif tedavi
Kronik bir hasta olarak, bu kurulu sistem tarafından terkedilme düşünceside
kaçınıl-maz oluyor ve içerisinde olduğun bu mutsuz durumdan nasıl çıkılır diyede
imkanlar arıyorsun.
Alternatif tedavi karşıtı olmadığımı burada belirtmeliyim, aynı pozitif
düşünceler gibi bununda birçok tekniğini kendimde kullanmaktayım.
Hayran kaldığım ve hemde ilgilendiğim bu alternatif dünyası ise malesef
tuzaklarla ve sözlerle dolu, hasta ve arayış içinde olan insanlara karşı bu
yapılmamalı, çünki aslı olmayan bir umut ve boş bir cüzdanla bırakılarak
sonuçlandığınıda kabullenmeliyim.
Ayrıca satın alınan doğal ürünlerin bazıları, sağlıklı insanlarda belki olumlu
sonuçlar verebilir ve karaciğerini güçlendirir yada daha fazla enerji verebilir,
ama bu kronik bir hasta için aynı sonucu vermeyebilir.
O nedenle eğer bu piyasa içerisine girmeyi düşünüyorsan, neler kullanacağına
dikkat etmelisin ve bu ürünü senin hastalığın kaldırabilecekmi, bunada emin
olmalısın.
Herhangi bir doğal ilaç yada başka bitkisel bir ürün kullanıyorsan, seni tedavi
eden doktoruna neler aldığını herzaman bildirmelisin, çünki bu hastalığınla
ilgili karışık-lıklar çıkarabilir.
Hayata bakış açışı olarak düşündüğümüzde, alternatif dünyasında varolan birçok
tefliflerin bazılarından faydalanıldığıda şüphesiz. Mesela savaşmada ilerlemek
için sevgi dolu iyi enerjiler almak yada iyi bir masaj Vedalaşmaya
hazırlanmak yaptırmak, sıhhat açısından vucüt ve ruh içinde faydalıdır.
Kronik bir hasta olarak yaşamak ve doktorlar tarafından terkedilmek, iki uçlu
keskin bir kılıç gibidir.
Çünki burada verilen savaş, elinden geldiği kadar pozitif düşünmektir. Herşeyi
yapmak ve hayatta kalma savaşında mücadele vermek, karşı öleceğininde bilincinde
olma arasında birşeydir. Birçoğu insan ölmekten korkar, ölümle
uğraştıklarındaysa sanki ölümü harekete geçirdiklerini düşünürler.
Şunuda hemen belirtelim, kendi ölümünle ilgili uğrasmak ve bununla ilgili
hazırlıklarını yapmak, ölümü çağırmak yada harekete geçirmek demek degildir.
Kendi cenazeni kendin düzenlemende huzur verir, ayrıca bu büyük üzüntü ortasında
sevdiklerinede yardımcı olmuş olursun.
Mucizeler satın alınmaz
bu bizlere verilir
Pratik bölüm
Zaman geldiğinde sevdiklerin senle son kez vedalaştıklarında, bu çok zor görev
karşısında kalacaklar ve ayrıca onlara düşen ve yapılması gereken birçok pratik
işler, birçok doldurulması gereken kağıtlarda olacak. Aynı zamanda kendileri ve
senin için bir vedalaşma hazırlayacaklar. Şüphesiz, işlerini kolaylaştırmak için
sen onlara yardımcı olacaksınki, bu hem senin hemde diğerlerinin ruhuyla
hazırlanmış olsun.
Eğer ölümle ilgili konuşmaların zor olduğu bir aileyseniz, o zaman son
isteklerinin yerine getirilmesi için, aileden güvenebilecek birisine açılmalısın
yada bir mektup yazarak bunu sevdiklerine iletebilirsin.
Bu konuda açık konuşulan bir aileyseniz, o zaman aile ve arkadaşlarınla açık
açık herşeyi konuşabilirsin. Hangi çicekleri sevdiğini, hangi renklerden
hoşlandığını,
seni uğurlarken hangi şarkılar söylenmeli gibi. Kendin için ve geride
bıraktıklarına güzel bir son veda istediğinide söyleyebilirsin.
Bazılarıda son veda olarak, ufak bir albüm yapıyorlar, başkaları ise herkes için
son sözlerini yazıyor, üzüntüye rağmen cenazede bunun okuması içinde bu zor
görevi birine veriyor.

Karardan sonra
Bu kararı almış olanlar, bunun ilk başlarda konuşmasının bile ne kadar zor
olduğunu biliyorlar, evet hatta bazılarına ise ilk başlarda aniden olmuş
birşeymiş gibi geliyor.
Ama hepimiz için geçerli olan iç huzuru bulmamızdır, çünki biliyoruzki
sevdiklerimi-zin hayatındaki bu zor anda, elimizden geleni birlikte yaptık ve
herşeyin problemsiz geçmesini birlikte sağlamış olduk.
Son vakitlerimiz bile olsa, hayatta sevdiğimiz insanlara sevgi ve saygımızı
gösterdiği-mizi biliyoruz.
Bu zor geçen seçimlerden sonra, yeniden bir huzur buluyoruz ve hayata bakışımız
daha genişliyor. Bundan sonrada savaşmaya devam ediyoruz ve hayatın devam
ettiğine ve aynı zamanda bizim vaktimizinde henüz gelmediğine inanıyoruz.
Bazıları içinde güzel şarkılar, güzel çicekler ve hatıralar bir gerçek olarak
kalıyor.
sevgiyle çok
yol alınır
Kimileri şimdi birer anı oldu diğerleriyse hála buradalar
Mucizeler satın alınmaz bu bizlere verilir
Vesterbrogade 43,1
1620 København V
Tlf. 43 62 88 21
Hepatit Derneği
e-mail:hf@hepatitisforeningen.dk
www.hepatitisforeningen.dk
|