Hepatit B ve C – peki ne olacak?
Önsöz
Hepatit B bulaşmış olan birçok kişi, hastalığı geçirmiş ve bağışıklık kazanmış
olabilirler. Diğer geri kalan 15-20 % azınlık grupsa kronik taşıyıcıdır. Bu
kitapcık
kronik taşıyıcı ve aileleri içindir. Bulaşma yolları, önlem alma ve hepatit B
tedavisinden fazla bahsetmiyor. Sadece, yalnız olmadığını anlatmaya çalışıyor.
Hepatitis Derneği, Danimarka`da kronik taşıyıcıların sayısını tam olarak
bilmiyor, ama 10- 15.000 arası tahmin ediliyor ve halada artış görülmekte. WHO
tahminlerine göre, dünya genelinde en az 350 milyon kronik hasta bulunmaktadır.
Burada hayatın devam ettiğini, damgalanmış olunmadığını, bilgi eksikliği ve
dışlanmalara karşı gelinmesini ve tüm yaşananların gerek kendi içinde, gerekse
dışardan gelen tepkilerin gayet normal oldugunu anlatmaya çalışıyoruz. Teşhisin
”kronik hepatit B” olmasının, bir ölüm hükmü olmadığını, ama öyle bir durumki,
ciddi bir hastalığa yol açabileceği ve tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu
açıklamaya çalışıyoruz.
Altını çizerekde belirtilirki, tedavisi olan bir hastalıktır, tedavi imkanları
sürekli gelişmektedir ve birçok kişi, hepatit B ile yaşayabilir ve hiç
farketmeyebilirde. Hepatit B toplumda belirli bir grubun hastalığı değildir, ama
hepimize bulaşabilecek bir sıkıntıdır.
Hepatit derneğine göre, bilinçli olmak en iyi önlemdir .Hepatit B ye karşı
aşılanabilirsin 100% aileni ve kendini korumuş olursun.
Hepatit B hakkında bilgi eksikliği, önyargı, yanlış bir anlayış yaratabilir ve
bunu yoketmeside zorlaşır.
Bu broşür anlayışı artırmak, Hepatit B´yi tanıtmak – ve böylece bulaşmış olan
kişilerin, hayatını kolaylaşırmak içindir.
Hepatit Derneği 2005 |
 |
Hepatit B ve C – peki ne olacak?
Hepatit B teşhisi.
Kronik hepatit B hastalığı belirlendiğinde, şok ve şaşkınlık yaşıyorsun.
Hastalığın neler getireceğinden korkuyor ve hayat şartlarının, kişiliğinin,
rolünün ve itibarinin tehdit edilmiş
olduğu hissediyorsun.
Hayat şartlarının birden değişmesiyle, üzüntü ve kriz yaşıyorsun. Şiddetli
psikolojik reaksiyonlar yaşanıyor ve bu normaldir, hastalığın
belirlenmesinin verdiği sıkıntı ve
hayatındaki tüm değişiklikler, bu yaşanan durumlardan
dolayı doğaldır. Bu reaksiyonları anlamak
önemlidir, ve normaldir, genelde
belirli bir süre sonra yokolacaktır bunlar. O nedenle ilaçlarla hafifletmek yerine, destek ve ilgi ile
karşılanmalıdır.
Bu kitapcık hayatı ele almaktadır, bu hastalıkla yaşamak ve hayatta
ilerlemekle ilgilidir. Hepatit B bir
ölüm tehditi değildir, ve birçoğu kişi hastalığın kötü yanlarını yaşamadan uzun ve mutlu bir yaşam
sürdürmektedirler ve tedaviside
bulunan bir hastalıktır.
Gelecek böylece tedaviye bağlıdır, gelişim eğer doğru yola gidiyorsa,
tedavide daha verimli, hastalık belirtileri ve ardından gelen hastalıklarla, anlayışın artmasıda mümkün
olacaktır
Bulaşmış olan kişinin tepkisi, kişiden kişiye değişir.Kimisi hemen tepki
gösterir kimisi sonra. Bu konuda etkilenmeyen çok azdır, nedeniyse hepatit B´nin genelde duygusal ve
sık görülen fizikselde bir hastalık olmasındandır.
Peşpeşe rahatsızlık verici, birçok değişik krizlerde yaşanmaktadır.
Biopsi yaptırılmalımı?
Tedaviye evet denilmelimi?
Tedavi etkili olacakmı?
Başkalarına bulaşmışmıdır?
Bulaştırmadan çocuk yapılırmı?
Sorular desen çoktur.
Bu nedenle hastalığın getirdiği hayat
şartlarına uyum sağlamak, duygu ve
tepkilerin aşılmasında, destek almakta
çok önemlidir.
Gerçek dışı bir duygu
Birçok kişinin anlattığına göre, teşhis alındığında sanki bir rüya, bir gerçek
dışı duygu yada izlediğin bir filmmiş
gibi geliyor…..“doktorun hepatit B dediğini duydum, birlikte oturup konuştuk birçok gerekli sorular soruldu,
ama cevapları unuttum. Eve nasıl
geldiğimi unuttum. Sanki birisi ölmüş
gibiydi”. Şok geçirdiğinde herşey
birden ağır çekime geçmekte, anlayış ve anlama yeteneğinde azalmakta.
Hepatit B çocuklarada bulaşabilir. Küçük çocuklarda eğer aşı yaptırılmamışsa, bulaşma riski daha yüksektir.
Çocugun aileside bu konuda, yetişkin bir hastanın tepki
örneklerinin aynısını görecektir. Bu nedenle odaknoktası
yalnız çocuk değil, ama yakın aileside
teşhisten fazla etkilenmiş olabilir.
Korku
Korku vücutta bambaşka ve yeni bir duyguyla varolmaktadır.
Birçogunda kalp atışları hızlanır, terlemeler, bulantı ve baş dönmesi artar. Bu durum
hepatit hastalığı belirtileri değildir, bu ciddi bir
hastalığın varolduğunun bilincinde olmanın getirdiği ve
geçirmek zorunda olduğun bir süreçtir.
Korku, bir stres faktörüde olabilir, aşırı aktif ve
yorgun,huzursuz olarakta tepki gösterilir.
Devamlı kafanda düşünceler varken, normal yaşamak zorlaşır. Psikolojik
ve fiziksel yorgunluk, birçok kişide uyumak bile imkansızlaşıyor, dönüp
duruyorsun, sık sık uyanıyor ve hayatın tehlikelerle dolu olduğuyla ilgili kabuslar görüyorsun. Kendini
küçük, korkak, güvensiz, yardıma
muhtaçmışsın gibi hissediyorsun.
” Dünyada yapayalnız Palle” gibi. En kötü ihtimalleride düşünmemek
zorlaşıyor.Gelecek güvensizleşiyor
ve bu güvensizlikte yorucu oluyor
ve kabul etmeside zorlaşıyor.
”Siroz olacakmıyım, tedavi fayda edermi, kaç kişi karaciğer kanseri
oluyor acaba?” bu sorular devamlı
kafanda dolaşıp duruyor. Gelecegi
düşündüren bu korku, hastalığın bir
diğer tarafıdır. Bunu aşmak ve bununla yaşamasınıda öğrenmek
çok önemlidir.
İnkar etmek
Hepatit B olmak, o kadar yorucu olabilirki,bu düşünceyi kaldıramazsın ve
inkar ederek, teşhisi kabullenmezsin. Yakınlarının nasıl hareket edeceğinden korkarsın, veya iştekiler nederler
acaba diye düşüncelere kapılırsın. Başkalarınada bulaştırdımmı acaba,
risklerini anlatmalımıyım. Bazıları
için bu ”çok fazla” gelebiliyor ve
aldırmıyorlar. Hastalığı kabullenme,
bu konuda konuşma, hastalığı daha yaklaştırmakta ve buda
korkuyu meydana çıkarmaktadır. O nedende
duygularına hakim olmayı denemeli.
Hastalığını inkar etmek, ve bunu bastırmak faydasızdır.Bu şekilde
çevrenden önemli olan, destek ve
yardımı almama riskinde var.
Kimlere anlatmalısın?
Hepatit B hastalığın olduğunu, hukuken kimselere anlatma mecburiyetin
yoktur. Ama tabiki bu moral açısından değişir. Hepatit derneğinin düşüncesine göre, en azından kanınla temas
eden, sağlık personeline bunu bildirmelisin. Tabiki dişcinede. Başka
kimlere bildirmen gerektiği ise, kendi
bileceğin birşeydir.
Malesef birçoğu, bu hastalığa yakalandığını ve bulaşma tehlikesi olduğunu
anlattığında, olumsuz bir tepkiyle karşılaşıyor. Buda bilgi ve anlayış eksikliğinden kaynaklanıyor. O nedenle
bilgi vermeye kalktığında, yanında bilgiler içeren kitapcıklar bulundurmalısın, böylece yanlış duyumları
yokedersin ve birçok sorularıda cevaplamış olursun. Anlayış eksikliğinden
bazı durumlarda, kendini dışlamayla karşılaşmaya
hazırlamalısın. Etrafındaki insanların kötü olduğu anlamına
gelmez bu, ama daha çok önyargı ve
bilinmeyene karşı varolan bir korku
olarak algılanmalı. Hepatit derneği olarak, korku ve önyargılarla çok
sık karşılaşıyoruz. Buradaki gönüllü kişiler hepatit hakkında, çevrede yaşanan
sorunlar ve bunların nasıl çözümlenmesi gerekir, bu tür
konuş malara alışkın kişilerdir.
Olabilecek hastalik belirtileri?
Kronik hepatit B´nin birçok hastalık belirtisi ve ardından getirdiği
hastalıklarda vardır. Hepatit derneğinin tesbitine göre, hastalığın sürecine
bakıldığında, test sonuçlarından alınan statü,
hastalık belirtisinin derecesi demek
değildir.
Birçogu bu hastalıkla ve herhangi bir hastalık belirtisi olmadanda yaşayabilir,
ama bazılarıda çok ciddi bir hastalık
belirtileri yaşamaktadırlar.
Aşağıda olabilecek hastalık belirtileriyle ilgili bir liste yaptık, vücudun verdigi
sinyalleri anlamak birçoğunu rahatlatır:
Halsizlik / yorgunluk
Eklem ağrıları / kas ağrıları
Karın ağrıları / midede hava/
Hazmedememek
Karaciğer bölgesinde ağrı ve rahatsızlık
Avuc içinin kızarması
Terleme- ateş basma, genelde geceleri
Gözler ve cildin sarılaşması
Dışkının gri, sarı yada açık renk olması
İdrarın koyu renk olması
Genel olarak halsiz düşme
Safra kesesinde taş
Sık sık soğuk algınlığı / bağışıklık
sisteminin güçsüz kalması
Soğuk / sıcağa karşı fazla duyarlılık
Kırmızı noktalar halinde kızartı, iz
Romatizma gibi ağrılar
Hafıza kaybı veya konsantre problemleri
Seçkin görememek /değişen görme sorunu
Ciltin değişik yerlerine ”ateş basması ” |
 |
Yorgunluk
Hepatit olan kişiler çok sık yorgun düşer
o kadar aşırı yorgunlukturki, bunu çevren
bile anlamakta zorluk çeker. Bu yorgunluk
o kadar ağır gelebilirki, güçsüz ve alıngan
olursun. ” Artık aile içerisinde günlük
yaşamı kaldıramıyorum” ”Evin ve evdeki yapılması gereken görevleri yapamıyorum” ”Günlük hayatımda bir düzenim
kalmadı” – gibi konuşmalar en sık duyduğumuz sıkıntılar.Günlük hayatta artık
yapamadıklarını yada günlük gereken
yardım ihtiyacın olduğunu anlatman çok önemlidir. Unutmaki yorgunluk tembellik değildir, yalnız vücudun dinlenme ve
sakinliğe ihtiyacı olduğunu belirten bir
sinyaldir. Yardıma ihtiyacın olduğunda,
yardım alman bir ayıp değildir –
Tam aksine.
Bulaşmış biri olmak
ve bulaştırmak
Birçoğu kişi için en kötüsü taşıyıcı olmaktır.Başkalarınada bulaştırma
bilincinde olmak, kanının “ kirli” olması
düşüncesi, ve kendini sanki ortalıkta
dolaşan bulaştırıcı bir bombaymış gibi hissetmen. Böylece başkalarınada bulaştıracağını bilmen, çoğu kez suçluluk
duygusu yaratmakta,başka insanlara
karşı ilişkileride kısıtlamaktasın.
Bunun sonuçlarıda, genelde kendini kapatıp, yalnızlığa bırakman oluyor.
Bazıları suçluluk duygusu nedeniyle yakınlık ve erotikten uzak durmakta.Yine
buradada sebep, bilgi eksikliğidir. Bu nedenle hastalığın hakkında bilgilenmelisin, neler olduğunu, bulaşma
yollarını
öğrenip ve hayatını yaşamalısın.
Hepatit B geçmişte yaptığından dolayı, bir ceza değildir ama bulaşıcı bir
durumdur, ilerde ciddi bir hastalığa dönüşebilecek bir hastalıktır.
Bu nedenle, hep varolan bu hastalığını ve geleceği, kaygı
ve düşüncelerini yakınlarınla herzaman konuşman çok önemlidir.
Olanları kelimeye dökmek zordur, Mesela olabilecekler düşüncesi, hayaller gibi.
Ama Hepatit B´nin verdigi bu problemleri ve güvensizlikleri kabullenmen,
hayatta ilerlemen ve hazırlıklı olmanı
sağlayacaktır.
Teşhis & tedavi
Hepatit B kronik enfeksiyon üç aşamaya ayrılır: Birincisine hekim dilinde
bağışık tolerans aşaması denir:
Kişide virus çoktur, ama karaciğerinde iltihap yoktur. Bu daha sık çocuklarda
görülür. İkinciside bağışıklık
reaksiyon aşamasıdır: Kişinin kanında
az bir miktarda virus var, ama karaciğerinde ise kronik iltihap vardır. Buda
yetersiz bağışıklık sistemi olan kişilerde
görülür. Üçüncü aşama ise inaktif
enfeksyondur: Kişinin kanında çok az
virus vardır ve araciğerinde iltihab
yoktur.
Bağışıklık sistemi yeterli olan kişilerde
meydana gelir bu, hepatit B virüsü olan
karaciğer hücrelerini yokeder.
Doğum esnasında, bulaşmış olan çocuklar 1.aşamadan başlarlar ve 10-20 yıl
sonra ikinci aşamaya geçerler. Kronik
enfeksiyon olan ve yetişkinken bulaşmış
kişilerse,genelde ikinci aşamadan başlar.
2.aşamada olan kişilerin üçüncü aşamaya
geçme imkanları vardır. Buda yılda 10%
demek.Herbir kişinin ikinci aşamada geçirdiği süreye bağlıdır. Bu tabiki değişir ve simdiden bilinmez. Eğer bulaşmış
olan kişi, ya kendiliğinden yada tedavi
nedeniyle üçüncü aşamaya geçmişse,
siroz ve karaciğer kanseri geliştirmeden,
Hepatit B enfeksyonu önlenmiş olur.
Teşhis
Akut hepatit B kan tahlili alınarak teşhis
edilir, bu şekilde hepatit B visrusu üst
tabakadan (HBsAg) olarak tesbit edilir.
Kronik hepatit B ise, altı aydan fazla bir süre içinde HBsAg tesbitiyle yapılır,
yada belirlenen HBsAg ve tipik kronikleşen ve karaciğerdeki değişen iltihabsa,
bir test yardımıyla, dokudan alınarak
teşhis edilir.
Getirdiği hastalıklar
Eğer hasta uzun süre ikinci aşamada
kalırsa, kronik iltihabın karaciğerde yara
dokusu oluşturmasıyla, siroz olarak
gelişir. İlerdede belki kansere yolaçabilir.
Kronik hepatit B ile 5-20 yıl sonra siroz gelişir, ama karaciğer kanseri 30-40 yıl
sonra belirlenir.
Kronik hepatit B dünya genelinde en çok görülen ve siroz ve karaciğer kanserine
yol açan nedendir. Dünyada uygulanan
karaciğer transplantasyonunun 30- 40% hepatit sonucu siroz hastalarında yapılmaktadır.
Fulminant hepatit ( çok şiddetli geçen
hepatit dönemi) akut hepatit B için, nadir
bir komplikasyondur. Fulminant hepatit
çok ciddi bir hastalık dönemi yaşatır,
karaciğerin birçoğu zarar görür. Koma halinde karaciğerin çalışmamasına sebep
olur ve en kötü durumda, bundan ölme
ihtimali bile vardır. Bin kişiden biri,
fulminant hepatit olmaktadır.
Tedavi
Karaciğerinde iltihab ve kanında fazla virus olan kronik hepatit B hastalarına,
hepatit muayenesi yapılan özel bir bölümde, tedavi teklif edilmesi gerekiyor.
Bu bölümdeki doktorlarda, tedaviye ihtiyaç ve imkan olup olmadığını
belirliyorlar.
İhtiyacın belirlenmesi için, herbir hastanın tedavisinin efektif olması ve ayrıca
yaş, diğer ciddi hastalıklar ve aşırı alköl
ve narkotik kullanımı, göz önüne alınarak
karar belirleniyor.
Hepatit B tedavisinde kullanılan tüm ilaçları özel bölümdeki doktorlar verir.
Eğer kronik hepatit B cok ilerlemiş, siroz gelişmişse o zaman yeni bir karaciğer nakli
yapılıp yapılmaması konuşulur. Karaciğer naklindeki problemlerden biriside, yeni
nakil yapılmış karaciğerde hepatit B
enfeksyonunun yeniden çıkabilmesi.
Tedavinin faydası var.
Karaciğerden hepatit B´yi tamamen yokedecek bir tedavi yoktur. Varolan tedavilerde ise, geçici olarak virus yokedilir
ve böylece iltihabın yokolması sağlanır.
İlerde siroz ve karaciğer kanserine yol açmaması için,kısa zamanda hedeflenen,
Hepatit B tedavisinin amacı ise iltihabı
yoketmektir.Bazı hepatit B hastalarında iltihabın kendiliğinden yokolması görülmekte.Vücudun bağışıklık sistemi,
hepatit Bvirüsü üreten karaciğer hücrelerini yoketmesiyle gerçekleşir.
Hepatit B virüsüne karşı etkili olan ilaç
Virüse direk etkili olan, kronik hepatit B´ye ilaçla tedavi imkanı vardır. Mesela
günde bir defa, Lamivudine var kapsül olarak ( yutulmalı). Lamuvidine tedavisinde ise birçoğunun kanında virüsün
hızla azalması görülmekte, ayrıca karaciğer sayısınında normale yaklaştığı
görülmektedir. Böylece bir yıllık tedaviyle, hastaların üçte biri, hastalığın
üçüncü aşamasına geçmiş oluyorlar.
Artık karaciğerde yeniden iltihab olmuyor ve tedavide kalıcı oluyor.
Tedaviye devam etmeyen birçok kişide
ise, iltihab yeniden alevleniyor.
Lamivudine ile tedavide yan etki çok azdır. Bazı
kişilerde yan etki mide bulantısı ve yemekten tiksinme olabilir.
Hepatit B tedavisi için birçok yeni ilaçlarda yoldadır.
Bu ilaçlar lamivudin yerine kullanılır veya onun yerine geçebilirde. Hepatit B
ayrıca alfainter-feron ilede tedavi edilir,
buda enjekt olarak verilir.
Tedavisi yarım sene sürmektedir. Ama interferon yan etkileride bilinmektedir.
Tavsiyeler
Akut hepatit B hastaları, bulaşma geçene kadar kondom kullanmalılar. Eğer hastalık kronik (kalıcı) olacaksa, aile ve sabit
seksuel partneri önce aşılanmalı. Varsa
eğer kronik hepatit B, ozaman tüm ev halkı ve sabit
seksuel partnerde aşılanmalıdır. Birçok partnerin varsa onları
kondom kullanarak, enfeksyona karşı
korumalısın. Kronik hepatit B hamileliği
önlemek anlamına gelmez. Hepatit B´de
yeni doğan çocuk hemen aşılanır ve bu
sekilde hepatit B´ye karşı korunmuş olur.
Kronik hepatit B anneleri rahatlıkla çocuklarını emzirebilirler.
İlaçlarla hepatit B
tedavisi gören kadınlar,
hamile kalmamalı.
Hepatit Hattı
Hepatit/ karaciğer iltihabı hastalığı hakkında soruları
olan herkese açık telefon danışmanlığı.
43 64 94 96
Pazartesi – Perşembe 10.00-15.00
Perşembe ayriyeten 19.00-21.00
Türk tercüman yardımıyla da danışmanla konuşmak
mümkündür.
Pazartesi- persembe günleri saat 10.00 -15.00
Hepatit hattı danışmanlığından
Hepatit ve diğer karaciğer hastalıkları
hakkında bulaşma yolları, önlem alma,
tedavi, hasta ve yakınlarına destek, sosyal durumlar
ve hepatit/ karaciğer iltihabıyla ilgili tüm sormak
istediğiniz soruları anonim olarak sorabilirsiniz.
|